Türk Edebiyatında İnsan-Dışı Anlatıcılar: Dolaşım Romanlarından “Hocalı’da Kalan Tar”a
Düzce Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Düzce I Türkiye https://ror.org/04175wc52
Anahtar Kelimeler: İnsan-dışı Anlatıcı, Dolaşım Romanı, Nesne Anlatıcı, Hocalı’da Kalan Tar, Bir On Liralığın Hikâyesi, Bir Elli Liralığın Maceraları
Özet
Bu çalışma; insan-dışı anlatıcıların tarihî gelişimini, Türk edebiyatındaki görünümlerini ve edebî metne sağladığı estetik imkânları ele almaktadır. Kurgusal dünyada kendi hayat hikâyelerini anlatan hayvanlar, nesneler veya tanımlanamayan (belirsiz) varlıkların tamamı insan-dışı anlatıcılar kategorisine girer. Hikâyeyi insan merkezli perspektiften uzaklaştırarak gerçekliğin farklı biçimlerde algılanmasına imkân tanıyan insan-dışı anlatıcıların kökeni, Apuleius’un Başkalaşımlar adlı eserine kadar götürülse de bu tip metinlerin yaygınlaşması XVIII. yüzyıl İngiliz edebiyatındaki “dolaşım romanları” (circulation novel) sayesinde mümkün olmuştur.
Türk edebiyatında, nesnelerin veya hayvanların konuşturulduğu örnekler klasik metinlerde görülmekle birlikte hikâyenin tamamını kuran, olaylar arasında seçim yapıp yorumlayan, anlatımın perspektifini belirleyen insan-dışı anlatıcıların ortaya çıkışı XX. yüzyılın başlarına denk gelir. Bu bağlamda Selim Sırrı Tarcan’ın “Acıklı Bir Sergüzeşt” hikâyesinde bir “kısrak”, Kenan Hulusi Koray’ın “Ayna” hikâyesinde ise bir genelev odasındaki “ayna” insan-dışı anlatıcıların ilk örnekleri olması bakımından önemlidir. Kemal Râgıb Enson’un Bir Liranın Başından Geçenler adlı eseri İngiliz edebiyatındaki dolaşım romanlarının Türk edebiyatındaki karşılığıdır. Bu çalışmada, Kemal Ragıb’ın eserine ek olarak bugüne kadar dikkat çekilmeyen gazetelerde tefrika olarak kalmış iki dolaşım romanı (M. Fahrettin Pakkan’ın Bir On Liralığın Hikâyesi ile Ziya Uras’ın Bir Elli Liralığın Maceraları) tespit edilmiştir. Ayrıca insandışı anlatıcı kullanan birçok metne dikkat çekilmiştir.
Çalışmanın son bölümünde İmdat Avşar’ın “Hocalı’da Kalan Tar” adlı hikâyesi incelenmiştir. Hikâyede anlatıcı olarak seçilen “tar”, Hocalı Katliamı’nın travmatik atmosferini bir nesnenin gözlemleriyle aktarır. Böylece travmanın doğrudan anlatımının yarattığı sınırlar aşılır, insan-dışı anlatıcı kolektif acının şahidi hâline gelir. Çalışmanın bu kısmında, “Hocalı’da Kalan Tar” özelinde insan-dışı anlatıcı kullanımının işlevi de irdelenmiştir. Bu tercihin beraberinde getirdiği risklere değinilmiş ve ilgili hikâyede bu risklerin nasıl yönetildiği konusunda değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Atıf: Kumsar, İsmail Alper (2026). “Türk Edebiyatında İnsan-Dışı Anlatıcılar: Dolaşım Romanlarından ‘Hocalı’da Kalan Tar’a”, Erdem, Haziran, Sayı:90, s. 127-150.

